DEĞİŞEN BÖLGESEL DİNAMİKLER VE 3+3 PLATFORMU
Yorum No : 2026 / 74
17.07.2026
4 dk okuma

Güney Kafkasya’da bölge ülkeleri ve bu ülkelerin hem coğrafi hem de siyasi olarak yakın ilişki içinde bulunduğu ülkelerin bölgesel sorunlarını kendi aralarında çözmeleri için Türkiye ve Azerbaycan’ın inisiyatifiyle ortaya çıkmış olan 3+3 Platformu hala aynı istek ile varlığını korumaktadır. Tarafların bölgede yaşanan çatışmaları dış müdahalelerden uzak bir şekilde çözme iradelerinin önemi, son zamanlarda yaşanan gelişmeler ve günümüzde gelinen nokta itibarıyla tekrar gözler önüne serilmiştir.

İkinci Karabağ Savaşı sonrası ortaya çıkan istikrarsızlığın ortadan kaldırılmasını amaçlayan Platform, günümüzde kadar birçok sayıda toplantıya ev sahipliği yapmış ve bölge ülkelerinin istişarelerini daha sağlıklı bir zeminde gerçekleştirmesine olanak sağlamıştır. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki barış antlaşması sürecinin Washington Mutabakatı sonrasında kazandığı ivme, Türkiye ve Ermenistan’ın normalleşme sürecinin son yıllarda kaydettiği gelişmeler, Rusya’nın söz konusu ilişkilere yaklaşımı ve AB’nin son dönemde artan müdahil tavrı Platform’un varlık sebebinin daha iyi anlaşılmasını sağlamaktadır.

Daha önce Tahran, Moskova ve İstanbul’da toplantı gerçekleştirildiğinden bahisle Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zaharova geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada bir sonraki toplantının Azerbaycan ya da Ermenistan ev sahipliğinde yapılması gerektiğini ve nihai kararın verilmesi için taraflardan öneri beklediklerini ifade etmiştir.[1] Aynı açıklamasında Platform’un ekonomik bir nitelik kazanması ve siyasallaştırılmasından kaçınılması gerektiği yönünde görüş bildiren Zaharova, daha önce Lavrov’un da vurguladığı[2] ve Rusya’nın Platform’a verdiği önemi kamuoyuna bildiren açıklamalara da bu yolla bir yenisini eklemiştir.

TRIPP hususunda yaşanan gelişmeler, İran’ın koridora ilişkin olan ve her fırsatta dile getirdiği endişeleri, ayrıca Tahran yönetiminin Ermenistan ve Azerbaycan ile ayrı ayrı yürüttüğü denge politikasına dayanan ilişkiler Platform’un bir sonraki toplantısının ivedilikle yapılmasının önemini ortaya koymaktadır. Bölge ülkelerinin kendi sorunlarını kendileri çözmeleri prensibi göz önünde bulundurulduğunda, AB’nin son zamanlarda Güney Kafkasya politikasının yön değiştirmesi de dikkat çekmektedir.

Sınırlarda bulunan gözlem heyetleri, AB’nin haricinde bulunan coğrafyalarda yürüttüğü klasik aktif müdahaleden uzak gözlemci tavrın bir örneği iken, son zamanlarda Güney Kafkasya bakımından bu mutat politikanın dışına çıkıldığını ve aktif sayılmasa da pasif denilemeyecek bir tavra bürünüldüğünü söylemek gerekir. Bölge ülkelerinin bu zamana kadar yürüttüğü ve başarılı olduğu kanıtlanan üçüncü devletlerin müdahalelerin dışlanması mantığına ters olan bu gelişme, Platform’un öneminin vurgulanmasını sağlamıştır.

Sonuç olarak söylenebilir ki günümüzde gelinen aşama itibarıyla 3+3 Platformu savaş sonrası ortaya çıkan ve görevi kısa vadede sona eren geçici bir unsur değil; bölge ülkelerinin barış, refah ve istikrarı bakımından büyük fayda sağlama potansiyeline sahip önemli bir kuruluştur. Bölge ülkelerinin sorunları çözmeye dair iradelerinin somut göstergesi olan Platform, söz konusu sorunların dış müdahalelerden arınmış müzakerelerde nihayete ulaştırıldığının kanıtlanması ile önem kazanmıştır. Barış ve normalleşme süreçlerinin hızlanması ve İran’ın bölge ülkeleri ile dengeye dayalı bir politika kurmaya çalışması Platform’un işlevini yitirdiğini değil, günümüzde her zamankinden daha önemli bir rolü olduğunu göstermektedir.

 

*Görsel: Caucasus Watch

 


[1] “Zaharova: “3+3” Görüşmelerinin Sırası Ermenistan ve Azerbaycan Tarafından Belirlenecek,” ArmenPress, 16 Temmuz 2026, https://armenpress.am/tr/article/1255656.

[2] “Russia Urges Armenia and Azerbaijan to Host Next 3+3 Meeting”, Caucasus Watch, 9 Eylül 2025, https://caucasuswatch.de/en/news/russia-urges-armenia-and-azerbaijan-to-host-next-33-meeting.html.


© 2009-2025 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.