RUS VE ÇİN DONANMALARININ DOĞU AKDENİZ’DE ORTAK ASKERİ TATBİKATI
Yorum No : 2015 / 78
28.05.2015
4 dk okuma

29.05.2015

Alev KILIÇ

 

Rusya Federasyonu ve Çin Halk Cumhuriyeti donanmaları, tarihlerinde ilk defa,  Akdeniz’de,  on gün süren, gerçek silah ve mermilerin kullanıldığı bir askeri tatbikat düzenlemiştir. 11-21 Mayıs 2015 tarihlerinde yapılan bu denizi tatbikatında, gemiler hareket noktası olarak Karadeniz’de, Kırım-Sivastapol’u, ikmal limanı olarak ise Suriye’de Tartus  deniz üssünü kullanmıştır. Tatbikatın bildirilen gerekçesi “karşılıklı işlerliği geliştirmek” olmuştur. Bu teknik açıklamanın ötesinde kuşkusuz bu geniş çaplı ve uzun süreli askeri güç gösterisinin her iki ülke bakımından dikkat çekici anlamları bulunmaktadır.

Ukrayna krizi ile su üstüne çıkan ve Rusya’nın  ABD, AB ve NATO, kısaca Batı ile ililşkilerinin gerilmesine, hatta yeni bir soğuk savaş başlangıcından söz edilmesine neden olan gelişmelerin Rusya’yı Pasifik’in yükselen gücü Çin ile karşı bir denge arayışı içine ittiği görülmektedir. Rus-Çin işbirliğinin ilk adımları Orta Asya cumhuriyetlerinde güvenlik ve ekonomik nüfuz alanı arayışında rekabet ve çatışma yerine  işbirliği öngörüsü ile  Şanghay İşbirliği Örgütü’nün  (ŞİÖ))kurulmasıyla atılmıştır. Rus-Çin askeri işbirliğinin ilk örnekleri de ikili ve çok taraflı olarak ŞİÖ çerçevesinde gerçekleşmiştir. Bu şekilde Çin zamanında Sovyetler Birliğinin maruz kaldığı Batı tarafından çevrelenme stratejisini  kendisi bakımından batısında kırarken, Rusya da doğusundaki potansiyel tehlikeyi ve tehdidi işbirliğine dönüştürmüş olmaktadır.

Akdeniz’deki askeri güç gösterisi bu işbirliğinin, Rusya bakımından, Batı’nın yumuşak karnında da etkili olabileceği, Ukrayna ve Doğu Avrupa dışında da hareket sahası bulunduğu ve hala küresel bir güç olduğu mesajını verirken, Akdeniz’de donanması ilk kez varlık gösteren Çin bakımından ,  bir yandan askeri güç ve etki alanının sadece Çin denizi ile sınırlı olmadığını ortaya koyarken,  diğer taraftan iddialı yeni deniz ve kara ipek yolu projelerinin donanması ile de desteklenebileceğini göstermiş olmaktadır. Çin’in ekonomik kriz içinde olan Yunanistan ile Pire limanından yararlanma konusunda sürdürdüğü görüşmeler ve keza Yunanistan’ın yeni başbakanının Rusya’dan beklentileri de göz önünde bulundurulduğunda, Çin’in ve Rusya’nın Akdeniz’deki etkinliklerinin sadece teknik bir askeri tatbikat ile sınırlı olmadığına da işaret etmektedir. Tatbikatın Kırım ve Suriye bağlantıları, uluslararası ilişkilerin iki sıcak ve tartışmalı alanı olmaları itibarıyla ayrı bir özellik taşımıştır.

Gelişmeler Akdeniz’de uzun bir kıyısı bulunan ve özellikle Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri yakından izleyen , Karadeniz’e  giriş-çıkışları düzenleme ve kontrol sorumluluğu bulunan Türkiye bakımından da dikkat çekicidir. Türkiye’nin ilgisi  sadece Akdeniz ve Karadeniz ile de sınırlı değildir. Türkiye bir Avrasya ülkesidir. Dünyadaki ekonomik, ticari, finansal, askeri ve siyasi güç dengesinin yeniden şekillenmeye ve Batı’dan Asya Pasifik’e kaymaya başladığı bir oluşumda, Türkiye Batının çevre ülkesi olmaktan, Doğu ile Batı arasında iletişimi sağlayabilecek merkezi bir konuma evrilmektedir. AB ile tam üyelik görüşmelerini sürdüren, Balkanlarda yer alan, Kafkas ülkeleriyle komşu olan ve Orta Asya cumhuriyetleri ile tarihi ve geleneksel çok özel ilişkileri bulunan Türkiye, yeni Avrasya jeopolitiğindeki gelişmeleri  çok yakından izlemek durumundadır. Orta Asya Cumhuriyetlerinin de içinde yer alması itibarıyla ŞİÖ’ne  duyulan ilgi anlaşılabilir ve meşrudur. Güncellenen tarihi ipek yolu projesine destek vermektedir. Bunların yanı sıra,  petrol ve doğal gaz yollarının kavşağında bir enerji merkezi olması Türkiye’nin bölgesindeki ve küresel gelişmeleri  yakından izlemesini zorunlu kılan ek bir unsur olmaktadır.


© 2009-2024 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.

Kaynaklar:

Analiz
Yorum
Blog
Rapor
Bülten