PAŞİNYAN’IN KARARLARI TAŞNAKLARI RAHATSIZ EDİYOR
Yorum No : 2024 / 16
15.04.2024
5 dk okuma

Devlet dışı yapıların ya da suç örgütlerinin devletlere akıl veren yazılarına artık sıklıkla rastlamaya başladık. Bu davranış, özellikle 2020’deki Karabağ Savaşı’ndan sonra görülmeye başlanmıştır. İlki, ASALA’nın siyasi kanadı olan Ermeni Halk Hareketi Temsilcisi Vazgen Petrosyan’ın Nikol Paşinyan’a, Arayik Harutyunyan, David Tonoyan ve Onik Gasparyan’a yazdığı açık mektubuydu[1].

Şimdi de, 28 Mart 2024’te, Ermeni Devrimci Ordusu (İng. Armenian Revolutionary Army – ARF) ya da daha çok bilinen adıyla Taşnaklar, geçtiğimiz haftalarda Nikol Paşinyan’ın ve yönetiminin bir kez daha tek taraflı bir tavize hazır olduklarını ifade etmesinden rahatsız olduklarını açık bir şekilde, yazılı olarak bir bildirge ile yayınlamışlardır. Söz konusu “taviz”in Ermenistan’da ve Ermeni diasporasında (Taşnaklar/ARF yanlıları tüm Ermeniler olarak genelleştirilmektedir.) şok etkisi yarattığını söylemiştir. Aslında, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın söylemlerine artık şaşırtıcı bulan zannederiz ki, bir tek ARF’dir. Zira Paşinyan daha önceleri bundan daha “şaşırtıcı ifadeler”de de bulunmuştu. Söz konusu bildiride, sırada Tavuş bölgesi olduğunu, Ermenistan Cumhuriyeti’nin mevcut hükümetinin politikalarının bir sonucu olarak, stratejik açıdan önemli bölgelerin “düşmana teslim edildiği” ve bu durumun “ciddi” güvenlik tehditlerine neden olarak görüldüğü ifade edilmiştir.

Ayrıca bildiride, Karabağ’ın teslim edilmesinin sadece bir başlangıç olduğu, Ermenistan hükümetinin Karabağ’ı artık göz ardı ettiği yazılmıştır. Bu ifade ile Azerbaycan’ın Karabağ zaferinin inkâr edildiği ve hatta Ermenistan’ın bu konuda suçlandığı açıkça görülmektedir. Karabağ’daki sözde devletin Ermenistan da dahil olmak üzere, hiçbir Birleşmiş Milletler üyesi devlet tarafından tanınmadığı da göz önünde bulundurulursa, bildiride ifade edildiği gibi, “halkı tarafından seçilen devlet organları, Artsakh'ın haklarını desteklemek ve takip etmek için münhasır yetkiye sahiptir[2].” Bu ifade hiçbir geçerlilik barındırmamaktadır. Bu organların hiçbir zaman bir meşruiyeti olmamıştır.

Daha önce Karabağ’dan Ermenistan’a göç eden Ermenilerle ilgili kaleme aldığımız yazılarımızda, Karabağ’dan Ermenistan’a göçlerin Ermenistan tarafından teşvik edildiğini ve bunun arkasında başka gündemler olduğunu tartışmıştık. Karabağ Ermenilerinin Karabağ’a yeniden dönmesini değerlendireceklerini ve aslında Karabağ’dan vazgeçmediklerinin işaretini verdiklerini belirtmiştik[3]. ARF’nin söz konusu bildirisi tartıştığımız konuda haklılık payı olduğunu göstermektedir. Bildiride, Karabağ’daki sözde devletin statüsünün ve Karabağ Ermenilerinin toplu geri dönüş hakkı konularının Ermeni halkının (Taşnakları tüm Ermenistan halkı olarak ifade etmek doğru değildir) gündeminde olduğunu söylemektedir. Bildiride bu konuların çözülmeden onurlu ve gerçek bir barışın sağlanmasının mümkün olmadığı söylenmektedir.

Bildiride, ARF-Dashnaktsutyun’un, Ermenistan Cumhuriyeti hükümetinin bilinçli ve inançlı bir şekilde teslim olduğu Ermenistan ve Karabağ’daki sözde devletin “düşmanlarından” gelen tehlikeler ve tehditler konusunda defalarca uyarıda bulunduğu da yer almaktadır. “Düşman” ifadesi özellikle Ermenistan Ermenileri için özellikle vurgulanmaktadır. Barışın tesis edilebilmesi ve onurlu bir yaşam sürdürülebilmesi bölge halklarının birbirlerini “düşman” olarak görmemelerinden geçer. Buna en önemli örneklerden biri, Azerbaycan Devlet Başkanı İlhan Aliyev’in Karabağ’daki Ermenilere yönelik yapıcı ve barışçıl söylemleridir[4]. Unutulmamalıdır ki Azerbaycan, Ermenistan’ın işgal ettiği kendi topraklarını haklı bir zaferle kazanmıştır. Onurlu bir barış, yenilgiyi onurlu bir şekilde kabul etmekle gelir.

Bildiride Paşinyan açık bir şekilde hedef gösterilmiş, “Ermeni ulusal değerlerine ve yapılara karşı savaşma politikasına son vermeye ve Ermeni ordusunun savaş kabiliyetini güçlendirmeye ve artırmaya odaklanmak gerektiği, Ermenistan ve Ermeni diasporasındaki tüm sağlıklı ulusal güçlerin acilen birleştirilmesine inandıkları” yazılarak gündemlerinin tek olduğu vurgulanmıştır. O da “Ermeni devletinin kurtuluşu” olarak ifade edilmiştir.

“Diaspora”daki bir azınlık tarafından “azarlanıp” da politikalarına şekil veren bir devlet tarihte yoktur. Ermenistan’ın Güney Kafkasya’da demokratik bir ülke olarak ön plana çıkması kuşkusuz en fazla Ermeni diasporasını rahatsız etmektedir. Başbakan Paşinyan’ın aldığı kararlardan rahatsız bir seçmen varsa bu demokratik yöntemlerle belirlenebilir. Diaspora’daki militan bir grubun bu konuda başka ikna yöntemlerini tartışması ise akıllara “barış” ve “onurlu yaşamak” kavramlarından uzak olan "terör"ü getirmektedir. Bunun da hiçbir onurlu millete yakışan bir durum olmadığı ortadadır.

 

*Fotoğraf: https://en.vestikavkaza.ru/analysis/What-kind-of-deal-is-Pashinyan-willing-to-make-with-Dashnaktsutyun.html.

 


[1] Hazel Çağan Elbir, “Ermeni Terörü Yeniden Yüzünü Göstermeye Başladı,” avim.org.tr, AVİM, 22 Şubat 2021, https://www.avim.org.tr/tr/Analiz/ERMENI-TERORU-YENIDEN-YUZUNU-GOSTERMEYE-BASLADI-2.

[2] “Declaration of the ARF-Dashnaktsutyun Bureau,” armenianweekly.com, Armenian Weekly, 28 Mart 2024, https://armenianweekly.com/2024/03/28/declaration-of-the-arf-dashnaktsutyun-bureau/.

[3] Hazel Çağan Elbir, “’Gerçek’ ve ‘Sahte’ Yer Değiştiriyor: Karabağlı Ermenileri Çağıran Ermenistan’dan Sert U- Dönüşü,” avim.org.tr, AVİM, 8 Kasım 2023, https://www.avim.org.tr/tr/Yorum/GERCEK-VE-SAHTE-YER-DEGISTIRIYOR-KARABAGLI-ERMENILER-I-CAGIRAN-ERMENISTAN-DAN-SERT-U-DONUSU.

[4] Çağan Elbir, “’Gerçek’ ve ‘Sahte’ Yer Değiştiriyor: Karabağlı Ermenileri Çağıran Ermenistan’dan Sert U- Dönüşü,” avim.org.tr, AVİM.


© 2009-2024 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.

Kaynaklar:

Analiz
Yorum
Blog
Rapor
Bülten