MACRON’UN İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ ANLAYIŞI: HERKESİN İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VAR AMA BAZILARININ DAHA FAZLA VAR
Yorum No : 2020 / 39
10.09.2020
5 dk okuma

Geçtiğimiz hafta Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, Fransız hukuku çerçevesinde ülkede vatandaşların dine hakaret olarak algılanabilecek ifadeler kullanma özgürlüğüne sahip olduğunu ve bu hakkın korunduğunu söylediğine dair ifadeleri basında yer aldı[1]. Macron bu açıklamayı, Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo saldırganlarına yardım etmekle suçlanan kişilerin yargılandığı dava başlamadan kısa bir süre önce yaptı. 

Halbuki, pek çok Avrupa ülkesinde buna yasal engel vardır[2]. Dine ve dini sembollere hakaret etmenin yasak olduğu ülkelerde, bu eylemin cezai müeyyidesi bulunmaktadır. Fransa’da böyle bir yasa yok ama olmaması demek insanların duygularının rencide edilmesine kapıları açmak anlamına gelmemelidir. Türkofobinin ve İslamofobinin yükselişte olduğu bu dönemde, Macron’un açıklamaları, liderliğine soyunduğu AB’nin değerleri ile bağdaşmamaktadır. 

Macron’un açıklamaları ile aynı eksende bir diğer haber ise, İsveç’e 2 yıl önce girişi yasaklanan Danimarkalı aşırı sağ Sıkı Yön Partisi (Stram Kurs) Lideri Rasmus Paludan’ın, İsveç’te Kur’an-ı Kerim yakmak için Danimarka vatandaşlığına başvuruda bulunduğuna ilişkindir[3]. Paludan’ın başvurusu reddedilmiştir. Bunun üzerine, Paludan’ın taraftarları kendilerine izin verilmemesine rağmen eylemlerini yine de hayata geçirmişlerdir[4]. Avrupa’da İslamiyete ve Türklüğe saldırılar devam ederken hatırda tutulması gereken bir nokta daha vardır: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) dine hakarete ilişkin konularda bir içtihadı bulunmaktadır. Bu kapsamda 2009 yılında Avusturya’da “İslam’ın Temel Unsurları” başlıklı bir seminerde konuşan bir konuşmacı Hz. Muhammed’e yönelik hakaretleri dolayısıyla 2011’de yerel mahkeme tarafından 480 Avro para cezasına çarptırılmıştı. Konuşmacı temyize gitmiş ancak mahkeme itirazı kabul etmemişti. Bununla yetinmeyen konuşmacı bu defa AİHM’e başvurmuş, AİHM de söz konusu ifadelerin düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendiremeyeceğine oy birliği ile karar vermişti. AİHM, “Kullanılan tartışmalı ifadeler ‘objektif tartışma’ sınırlarını aşmıştır. İfadeler, İslam Peygamberi Muhammed’e hakaret içeren bir saldırı olarak değerlendirilmiştir[5]. Ayrıca bu tür saldırılar, önyargıları körükler ve Avusturya’daki din özgürlüğünü tehdit eder.”[6] demiştir. AİHM’in 2005 yılında, Hz. Muhammed ile ilgili olarak, “Fikir özgürlüğü İslam dinine hakaret etmeyi içermez. Böyle bir hakaret, Müslümanların din ve vicdan özgürlüğünü zedeler.” değerlendirmesi de dine hakareti ifade özgürlüğü ile bir tutanlara aydınlatıcı bir başka cevap niteliğindedir[7]

Düşünce özgürlüğünden bahseden Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Lübnan ziyareti sırasında Hizbullah’ın meclis grubu lideri Muhammed Raad ile yaptığı görüşmeyi haberleştiren Le Figaro gazetesi muhabiri Georges Malbrunot’yu görüşmeyi haberleştirdiği için ağır bir şekilde eleştirmişti. Böylece Macron’un ifade özgürlüğü tanımı uygulamaya konulduğunda ne gibi sakat sonuçlar doğurabileceği de görülmektedir. Macron’un tepki gösterdiği haberde, adıgeçenin Raad’a birlikte çalışmak istediklerini ama Lübnanlı olduğunu kanıtlayıp kanıtlayamayacağını sorduğu, Suriye ve Yemen’i terk etmesi gerektiğini ve Lübnan’da devlet kurmak için çaba sarf etmesini söylediği yer almıştır.[8]

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ifade özgürlüğü kavramını kullanmadan önce “özgürlük” tanımı üzerinde durmalıdır. AİHM’i bünyesinde bulunduran Avrupa Birliği’nin (AB) liderliğine soyunan bir politikacının AİHM içtihatlarına hâkim olması gerekir. Hoşgörü ve din özgürlüğü esaslarına dayandığı her fırsatta ifade edilen AB’nin diğer üyelerinin liderlerinin dine hakaret etme özgürlüğü ifadesine sessiz kalması ise, AB müktesebatında çok sık rastlanan bir başka çelişki olarak değerlendirilebilir. 

 

Fotoğraf: https://www.dw.com/tr/macron-dine-hakaret-hakkını-savundu/a-54790002

 


[1] “Macron, Hz. Muhammed Karikatürlerini Kınamayacağını Söyledi: İfade Özgürlüğü’ne Sahibiz”, Sputniknews.com,  2 Eylül 2020, https://tr.sputniknews.com/avrupa/202009021042765394-macron-hz-muhammed-karikaturlerini-kinamayacagini-soyledi-ifade-ozgurlugune-sahibiz/

[2] "İfade Özgürlüğü, Basın Hukuku ve Hakaret”, International Press Institute, Media Legal Defence Initiative, Şubat 2016,  https://ipi.media/wp-content/uploads/2017/01/FoE-MediaLaw-Defamation-TR_WEB.pdf 

[3] “Danimarkalı Irkçılar Kur’an-ı Kerim Yakmak İçin İsveç Vatandaşlığına Başvurdu”, TRT Haber, 3 Eylül 2020, https://www.trthaber.com/haber/dunya/danimarkali-irkcilar-kuran-i-kerim-yakmak-icin-isvec-vatandasligina-basvurdu-513492.html

[4] "Danimarkalı Irkçı Parti Üyelerinden Stockholm’de Kur’an Yakma Provokasyonu”, TRT Haber, 10 Eylül 2020, https://www.trthaber.com/haber/dunya/danimarkali-irkci-parti-uyelerinden-stockholmde-kuran-yakma-provokasyonu-515197.html

[5] “The court considered that the applicant’s statements were not statements of fact, but derogatory value judgments which exceeded the permissible limits. It held that the applicant had not intended to approach the topic in an objective manner, but had directly aimed to degrade Muhammad.”, Case of E.S. v. Austria, Final: 18/03/2019, https://hudoc.echr.coe.int/fre#{"itemid":["001-187188"]}

[6] “AİHM: Muhammed Peygambere Hakaret İfade Özgürlüğü Değil”, Diken, 25 Ekim 2018, http://www.diken.com.tr/aihm-muhammed-peygambere-hakaret-ifade-ozgurlugu-degil/

[7] “AİHM: Fikir Özgürlüğü İslam’a Hakareti İçermez”, hürriyet.com.tr, 3 Şubat 2006, https://www.hurriyet.com.tr/dunya/aihm-fikir-ozgurlugu-islama-hakareti-icermez-3883956

[8] “Macron, Hizbullah Lideriyle Yaptığı Görüşmeyi Haberleştiren Gazeteciyi Azarladı”, Anadolu Ajansı, 2 Eylül 2020, https://www.aa.com.tr/tr/dunya/macron-hizbullah-lideriyle-yaptigi-gorusmeyi-haberlestiren-gazeteciyi-azarladi/1961321


© 2009-2020 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.