
Bu yazı ilk olarak AVİM tarafından 27 Nisan 2026’da yayınlanmış İngilizce bir makalenin Türkçe çevirisidir.
Gazeteci ve yazar Kyle Orton, Ermeni devrimci hareketi üzerine kaleme aldığı makalenin[1] devamı niteliğindeki “Ermeniler ve Akademik Dünya” başlıklı yeni yazısında[2], Birinci Dünya Savaşı sırasında “İtilaf devletleri” tarafından propaganda malzemesi yapılması ve bu propagandanın “Amerika Birleşik Devletleri’ni savaşa çekmeyi hedeflemesi” nedeniyle, “siyasetin en başından beri bu konunun üzerinde büyük bir rol oynadığını” belirtmektedir.
Savaş sonrası intikamcı atmosferde, İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC) liderlerinin 1915 olaylarının organize edilmesinde rollerinin olup olmadığını açıklığa kavuşturma girişimleri de tatmin edici bir sonuç vermemiştir; zira bu girişimler, her türlü suçu İttihat ve Terakki’nin üzerine yıkmaya hevesli siyasi rakipleri tarafından yürütülmüştü:
“1919-20 yıllarında savaş suçlularından sanık olan İTC mensuplarını kovuşturma girişimi, Müttefik devletlerin işgali altında faaliyet gösteren ve Müttefiklerin savaş dönemi propagandasını haklı çıkaracak ‘hukuki’ bulgular üretme eğilimindeki şedit İttihat ve Terakki karşıtı savaş sonrası Türk hükümeti tarafından yapılmıştır. Bu amaç, hiçbir şekilde adil yargılamaya benzemeyen prosedürlerin vasıtasıyla daha da kolaylaştırılmıştır.”
Kapsamlı araştırmaların eksikliği nedeniyle, savaş dönemi propaganda eseri olan İngiliz “Mavi Kitap”ı ve ABD Büyükelçisi Henry Morgenthau’nun güvenilmez anıları Batı dünyası için ana referans kaynakları olmuştur. Orton başka bir önemli olguya daha dikkat çekmektedir. Birinci Dünya Savaşı sonrasında:
“Ermeni devrimcileri ve aktivistleri, Batı kamuoyunu ve Türkiye’ye yönelik politikaları etkilemek amacıyla, aralarında Osmanlı Dahiliye Nazırı Talat Paşa’ya ait olduğu iddia edilen sahte telgrafların bulunduğu meşhur Naim-Andonyan Belgeleri de dahil olmak üzere, son derece suçlayıcı sahte belge ve tanıklıklar uydurmaktaydılar.”
Konuya olan ilginin yeniden canlanması 1940’lardan sonra başlamış, ancak bu akademik olmaktan ziyade siyasi bir ilgi olarak kalmıştır; zira “1940’ların sonundan 1950’lere kadar Sovyetlerin Türkiye’ye yönelik planları, Ermeni Meselesi’ne olan ilgiyi daha da artırdı.” İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra “Sovyetler, Doğu Anadolu’yu Sovyet Ermenistanı’na dahil edilmesi gereken ‘tarihi Ermeni toprakları’ ilan ederek Türkiye’de toprak taleplerinde bulundu.” Türkiye’nin 1952’de NATO’ya girişi, Sovyetleri Türkiye’ye karşı yöneltmiş oldukları “siyasi savaşı” daha da yoğunlaştırmaya itti ve onları “Ermeni diasporasını araçsallaştıracak bir mekanizma olarak yeni doğmakta olan Ermeni soykırımını tanıtma mücadelesinden faydalanmaya” sevk etti.
Takip eden on yıllar, “JCAG” ve “ASALA” gibi radikal Ermeni milliyetçisi terör gruplarının ortaya çıkışına tanıklık etti. Bu acımasız grupların başlattığı vahşi terör saldırıları Ermeni Meselesini “yeniden uluslararası tartışmaların odağına” taşımıştı. Tanıtma mücadelesi aynı zamanda Ermeni diasporası için birleştirici bir unsur olmuş ve Ermeni toplumlarını asimilasyona karşı korumak için bir araç olarak ortaya çıkmıştı:
“Kiliseyi, dini muhalifleri, Taşnakları, Taşnak karşıtı milliyetçileri ve Sovyet Ermenistanı’nın ulusal emellerin tek meşru aracı olduğuna inanan Komünistleri, yani herkesi birleştiren tek mesele, soykırımın tanınmasını savunmaktı.”
Soykırım iddiaları için Batılı bir akademik çerçeve oluşturmaya çalışan iki kilit isim, her ikisi de Ermeni kökenli Amerikan vatandaşı olan Richard G. Hovannisian ve Vahakn Dadrian idi. Bu iki isim devreye girmeden önce, 1915 Olayları ile ilgili Ermeni literatürünün büyük bir kısmı E.K. Sarkissian ve R.G. Sahakian gibi isimler tarafından yazılan Sovyet tarih anlatısından oluşmakta ya da bu yazarların metodolojilerinden etkilenmekte idi. Orton, bu iki ismin rollerini şu şekilde vurgulamaktadır: “Hovannisian ve Dadrian’ın yapmak istediği, soykırım davasını Batı standartlarında saygın bir formatta sunan akademik bir külliyat oluşturmaktı.”
O dönemde Türkiye dışında henüz yerleşmiş bir Osmanlı araştırmaları disiplini yoktu ve Türkiye’nin içerisinde de konu fazla ilgi görmüyordu. Bu nedenle, “geçmiş on yılların akademik ihmali” Dadrian ve Hovannisian’ın işine yaramış ve sundukları anlatıları ile algıları diledikleri gibi şekillendirmelerine olanak tanımıştır. Orton’a göre uluslararası gelişmeler de Ermeni milliyetçilerinin çabaları için uygun bir ortam oluşturmaklaydı:
“Soykırımı tanıtma hareketi aynı anda zamanın ruhundan da faydalandı. 1980’ler, ulusal ve etnik grupların geçmişteki veya şimdiki acılarını soykırım olarak sınıflandırmak için mücadele yürütme eğiliminin gerçekten yükselişe geçtiği yıllardı ve bu siyasi kampanyalar, [1948 Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi] ‘soykırım’ tanımını çok dar ve kısıtlayıcı bulan artan bir akademik akımı beslemekteydi. Baskı başka açılardan da gelmiştir; özellikle savaşı soykırım olarak suç saymak isteyenler tarafından ki bu baskıdan günümüzde de vazgeçilmiş değildir. Günlük dilde ‘soykırım’ teriminin çok gevşek bir şekilde kullanılmaya başlanması popüler yanlış anlamalardan kaynaklanmamaktadır; zira artık ortada hiç kan dökülmeyen olayları bile ‘soykırım’ olarak tanımlayan akademik argümanlar vardır.”
Onlarca yıl süren mücadeleler, siyasi ve akademik lobi faaliyetleri meyvesini vermiş ve 1990’ların başına gelindiğinde “soykırımı tanıtma hareketi akademideki genel anlatıya hâkim olmuştur.” Ermeni anlatılarını eleştiren veya bunlara katılmayan akademisyenler taciz edilmiş ve karalanmıştır. Örneğin 1994 yılında, “Fransa’daki Ermeni aktivistler, 1915’te Ermenilerin başına gelenler ile Nazilerin Yahudi Holokostu’nun farklı olduğu görüşünü dile getirdiği için Bernard Lewis’e ‘inkarcılık’ davası açmıştır.” Kuşkusuz, bu tür gelişmeler tarihçilerin Ermeni anlatısına karşı çıkmaktaki cesaretini kırmıştır.
Orton, söz konusu faaliyetlerin aslında basit taciz ve hukuk davalarının çok ötesine geçtiğinden de bahsedebilirdi. Tıpkı Los Angeles’taki Kaliforniya Üniversitesi’nde (UCLA) Osmanlı Tarihi profesörü olan Stanford J. Shaw’un başına geldiği gibi, bu tür faaliyetler fiziksel şiddet, suikast girişimleri ve hedefli bombalamaları da içermekteydi. Dahası bu mücadele, bel altı taktikleri de kapsamaktaydı; Ermeni anlatısına karşı çıkan akademisyenler zorbalığa ve çalıştıkları akademik kurumlardan atılmaları için yürütülen karalama kampanyalarına maruz kalmışlar ve daha da önemlisi, araştırmalarını yayınlama ve paylaşma fırsatlarından ve mecralarından mahrum bırakılmışlardır ki bu da akademik özgürlüğün ağır bir ihlali demektir.
Bu tatsız gelişmeler, Ermeni milliyetçilerinin akademiye kendi zoraki “konsensüslerini” dayattıkları sürecin de bir parçası olmuştur. Orton, tanıma kampanyasının ve akademik konsensüsün bu tür nahoş yönlerinden bahsetmese de “bu kadar insani bir süreçle üretilen akademik bir konsensüsün gerçeği temsil ettiğini varsaymanın safdillik olacağını” belirtmektedir. Orton, doğa bilimlerinden çeşitli örnekler vererek, başlangıçta kesin kabul edilen bazı “gerçeklerin” daha sonra yapılan araştırmalarla sorgulandığını, revize edildiğini ve düzeltildiğini kaydetmektedir:
“Tıp bilimi gibi ‘katı’ bir disiplinde durum böyleyse, kişinin ihtiyatı — bununla kastedilen nihilist bir güven eksikliği değil, şüpheciliktir— tarih, beşeri bilimler ve sosyal bilimler gibi daha ‘yumuşak’ disiplinlerin bulguları için genel olarak daha yüksek olmalı; bu alanlardaki siyasallaşmış konular için ise daha da yüksek olmalıdır.”
Diğer bir deyişle, bunlardan çıkarılması gereken ders gayet açıktır; genel olarak bilim, özelde ise sosyal bilimler “siyaset ve kişisel çıkarların yönlendirdiği sahte bir konsensüse karşı bağışıklık sahibi olmadığından,” bu tür konularda yeni araştırma yapma hakkı engellenmemelidir.
*Görsel: 1915'te Sevk ve İskan Kanunu'nun uygulanması sırasında Osmanlı askerleri Ermenileri Harput'tan çıkarırken - Kaynak: Kyle Orton'ın Substack sayfası
[1] AVİM, “An Interesting Article on Armenian Revolutionary Groups”, AVİM, Analiz No: 2026/14, Nisan 15, 2026, https://avim.org.tr/en/Analiz/AN-INTERESTING-ARTICLE-ON-ARMENIAN-REVOLUTIONARY-GROUPS
[2] Kyle Orton, “Armenians and Academia”, It Can Always Get Worse - Kyle Orton'ın Substack sayfası, Nisan 10, 2026, https://www.kyleorton.com/p/armenians-and-academia
© 2009-2025 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır
Henüz Yorum Yapılmamış.
-
“NEMESİS”İN KÖKENLERİ VE RADİKAL ERMENİ MİLLİYETÇİSİ TERÖRİZMİNİN ARKA PLANI
AVİM 25.05.2023 -
KYLE ORTON’UN “ERMENİLER VE AKADEMİK DÜNYA” HAKKINDAKİ MAKALESİ
AVİM 29.04.2026 -
VON DER LEYEN’İN “AVRUPALI YAŞAM BİÇİMİ” TANIMI “AVRUPA DEĞERLERİ"YLE NE KADAR ÖRTÜŞÜYOR?
AVİM 24.09.2019 -
AB’NİN TÜRKİYE’YE KARŞI BİTMEK BİLMEYEN ÖN YARGISI VE KARŞITLIĞI ORTAYA ÇIKTI
AVİM 25.09.2020 -
NİKOL PAŞİNYAN’IN BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞININ SONA ERMESİ ETKİNLİĞİNDE YAPTIĞI KONUŞMA 1915 OLAYLARI İLE İLGİLİ NİYETLERİNİ ORTAYA KOYMAKTADIR
AVİM 20.12.2018
-
SOYKIRIM İDDİALARI, PROPAGANDA FİLMLERİ VE 90 MİLYON DOLARLIK BİR FİYASKO
Mehmet Oğuzhan TULUN 08.07.2020 -
BREXİT SÜRECİ YÜRÜYOR AMA İNGİLTERE AVRUPA'DAN ÇIKMAK İSTEMİYOR
Hazel ÇAĞAN ELBİR 07.02.2018 -
OSMANLI ERMENİ NÜFUSU HAKKINDA İSTATİSTİKİ BİLGİLER VE YABANCI KAYNAKLAR
AVİM 15.10.2021 -
KAFKASYA’DA ULAŞIM PROJELERİ
Gülperi GÜNGÖR 18.05.2021 -
ERMENİSTAN’IN ÜÇÜNCÜ TARAFLARIN DESTEĞİ İLE BARIŞ KOŞULLARINI LEHİNE ÇEVİRME ÇABALARI
İlaha KHANTAMİROVA 17.12.2025
-
25.01.2016
THE ARMENIAN QUESTION - BASIC KNOWLEDGE AND DOCUMENTATION -
12.06.2024
THE TRUTH WILL OUT -
27.03.2023
RADİKAL ERMENİ UNSURLARCA GERÇEKLEŞTİRİLEN MEZALİMLER VE VANDALİZM -
17.03.2023
PATRIOTISM PERVERTED -
23.02.2023
MEN ARE LIKE THAT -
03.02.2023
BAKÜ-TİFLİS-CEYHAN BORU HATTININ YAŞANAN TARİHİ -
16.12.2022
INTERNATIONAL SCHOLARS ON THE EVENTS OF 1915 -
07.12.2022
FAKE PHOTOS AND THE ARMENIAN PROPAGANDA -
07.12.2022
ERMENİ PROPAGANDASI VE SAHTE RESİMLER -
01.01.2022
A Letter From Japan - Strategically Mum: The Silence of the Armenians -
01.01.2022
Japonya'dan Bir Mektup - Stratejik Suskunluk: Ermenilerin Sessizliği -
03.06.2020
Anastas Mikoyan: Confessions of an Armenian Bolshevik -
08.04.2020
Sovyet Sonrası Ukrayna’da Devlet, Toplum ve Siyaset - Değişen Dinamikler, Dönüşen Kimlikler -
12.06.2018
Ermeni Sorunuyla İlgili İngiliz Belgeleri (1912-1923) - British Documents on Armenian Question (1912-1923) -
02.12.2016
Turkish-Russian Academics: A Historical Study on the Caucasus -
01.07.2016
Gürcistan'daki Müslüman Topluluklar: Azınlık Hakları, Kimlik, Siyaset -
10.03.2016
Armenian Diaspora: Diaspora, State and the Imagination of the Republic of Armenia -
24.01.2016
ERMENİ SORUNU - TEMEL BİLGİ VE BELGELER (2. BASKI)
-
AVİM Konferans Salonu 04.05.2026
“ERMENİ DİASPORASI VE DİASPORANIN ERMENİSTAN İLE ARASINDAKİ İLİŞKİLER” BAŞLIKLI KONFERANS
