
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Nisan 2026’da Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne (GKRY) gerçekleştirdiği ve Kıbrıslı Rum yönetimi tarafından “tarihi” olarak nitelendirilen resmi ziyareti ile bunu izleyen Atina’daki açıklamaları, Kıbrıs’taki güvenlik dinamiklerini ve 1960 Kuruluş Antlaşmaları’nı yeniden gündeme getirmiştir. Macron, Avrupa Birliği (AB) Antlaşması’nın 42/7. maddesinde yer alan karşılıklı savunma hükmünü “sadece lafta kalmayan, yorum ve belirsizliğe yer bırakmayacak kadar net” bir taahhüt olarak tanımlamış[1]; 28 Şubat 2026 tarihinde Birleşik Krallık’a ait Akrotiri Üssü’ne yönelik insansız hava aracı saldırısı sonrasında AB üyesi ülkelerin Güney Kıbrıs’a sağladığı askeri desteğin bu maddenin fiili bir uygulaması olduğunu vurgulamıştır. Aynı bağlamda söz konusu hükmün NATO’nun 5. maddesinden “özünde daha güçlü” olduğunu belirten Macron, “Kıbrıs’a saldırı Avrupa’ya saldırıdır” mesajıyla AB’nin kolektif savunma düşüncesini ifade etmiş ve Fransa’nın GKRY ile savunma işbirliğini SOFA (İng. Status of Forces Agreement) gibi adımlarla derinleştireceğini açıklamıştır. Bu gelişmeler, daha önce AVİM’de kaleme aldığımız “Kıbrıs 1960 Kuruluş Antlaşması Çerçevesinde Kıbrıs’taki Britanya Egemen Üsleri: Güncel Güvenlik Tehditleri ve Üslerin Kapatılma Senaryolarına İlişkin Hukuki-Siyasi Bir Değerlendirme”[2] başlıklı yorumda incelenen bölgesel tehditler ve üs statüsü bağlamında, adadaki hukuki-siyasi dengeyi önemli ölçüde etkileyecek niteliktedir.
Daha önce AVİM’de yayımlanan ilgili yorumda, 1960 Zürih ve Londra Antlaşmaları’nın temel unsurlarından Britanya Egemen Üs Alanları (İng. Sovereign Base Areas – SBA) statüsü, ada üzerindeki güncel güvenlik tehditleri (özellikle Şubat 2026’daki Akrotiri üssüne yönelik insansız hava aracı saldırısı) ve olası kapatma senaryoları hukuki ve siyasi boyutlarıyla ele alınmıştı. Bu analiz, üslerin 1960 antlaşmalarının ayrılmaz bir parçası olduğunu, ancak artan bölgesel gerilimlerin ada genelinde istikrarsızlığa yol açtığını ve üsleri için uzun vadede adil bir paylaşım modelinin (GKRY ve KKTC arasında eşitlik ve hakkaniyet temelinde) barışa katkı sağlayabileceğini vurgulamıştı. Bugün, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Nisan 2026’daki GKRY ziyareti, AB’nin Karşılıklı Savunma Maddesi’nin (TEU Madde 42/7) “sadece lafta kalmadığı” yönündeki açıklamaları ve Fransa’nın Güney Kıbrıs’a yönelik askeri işbirliği adımları (hava savunma sistemleri, fırkateynler ve Charles de Gaulle uçak gemisi desteği ile Haziran 2026’da planlanan SOFA – Status of Forces Agreement – görüşmeleri), 1960 Kuruluş Antlaşmaları’nın güvenlik mimarisini yeniden gündeme taşımaktadır. Bu gelişmeler, hem Britanya Egemen Üsleri bağlamındaki tehditleri derinleştirmekte hem de adadaki iki devletli, iki egemen eşit yapıyı hukuken ve siyaseten sorgulamaktadır.
1960 Zürih ve Londra Antlaşmaları (Kuruluş Antlaşması, Garanti Antlaşması ve İttifak Antlaşması), Kıbrıs Cumhuriyeti’ni iki toplumlu ve egemen eşitlik temelinde kuran uluslararası bir mutabakattır. Garanti Antlaşması ile Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık, Kıbrıs’ın bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve anayasal düzenini garanti altına almış; ayrıca Antlaşma adanın herhangi bir devletle birleşmesini (enosis) veya taksimini yasaklamış ve bu statünün ihlali halinde müdahale hakkını tanımıştır. İttifak Antlaşması ise Türk ve Yunan kontenjanlarının sınırlı varlığını ve üçlü karargâhı öngörmüştür[3]. Kuruluş Antlaşması ile de Britanya’ya Akrotiri ve Dikelya’da egemen üs alanları tanınmıştır[4].
Bu antlaşmalar, Kıbrıs’ın uluslararası statüsünü tek taraflı olarak değiştirilemez kılmakta ve ada güvenliğinin yalnızca üç garantör devlet (Türkiye, Yunanistan, Birleşik Krallık) ile koordine edilebileceğini hükme bağlamaktadır. Fransa’nın 1960 antlaşmalarında taraf olmaması, Güney Kıbrıs yönetiminin Fransa ile geliştirdiği stratejik ortaklığın ve olası Fransız askeri varlığının, antlaşmaların ruhuna ve lafzına aykırı bir gelişme olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Macron’un Açıklamaları ve Fransa’nın Askeri Adımları: Hukuki ve Siyasi Riskler
Cumhurbaşkanı Macron’un 25 Nisan 2026 tarihli açıklamalarında AB’nin karşılıklı savunma maddesini “yorum ve belirsizliğe yer bırakmayacak kadar net” olarak nitelendirmesi ve Şubat 2026’daki Britanya üssüne yönelik drone saldırısı sonrası Fransa’nın da aralarında bulunduğu AB ülkelerinin GKRY’ye askeri destek göndermesini “oyun değiştirici” bir örnek olarak sunması, dikkat çekicidir. Macron, “Kıbrıs’a saldırı Avrupa’ya saldırıdır” vurgusuyla bu maddeyi fiilen uygulamaya koymuş; aynı dönemde Yunanistan ile yenilenen savunma paktında Türkiye’nin karşısında olduğunu açıkça belirtmiştir. GKRY ise Macron’un ziyaretini “tarihi” olarak nitelendirmiş ve Aralık 2025’te imzalanan stratejik ortaklığın somutlaştığını belirtmiştir.
Bu gelişmeler, hukuki açıdan 1960 Garanti ve İttifak Antlaşmaları’nı göz ardı etmekte olup, adadaki güvenlik mimarisini tek taraflı olarak değiştirmeye yönelik bir girişim olarak değerlendirilmelidir. Siyasi açıdan ise: Ada zaten İran-İsrail-ABD gerilimleri nedeniyle yüksek risk altındadır. Önceki AVİM yorumumuzda da belirtildiği üzere, Britanya üsleri bu tehditlerin odağı haline gelmiştir. Ancak ilgili makalede belirtilen husus Birleşik Krallığın artık bir AB üye ülkesi olmadığı vurgusudur. Macron bu gerçeği ya unutmuştur ya da adayı adeta savaşın odağı haline getirmeyi amaçladığı için bu konunun üzerinde ısrarla durmaktadır. Çünkü, Fransa gibi yeni bir yabancı askeri varlığın denkleme eklenmesi, gerilimi tırmandırarak adayı daha büyük bir çatışma alanına dönüştürebilir.
Fransa’nın garantör statüsünün bulunmaması nedeniyle KKTC Başbakanı Ünal Üstel’in “GKRY’ye Fransız askerlerinin konuşlandırılması son derece tehlikeli ve provokatif bir adımdır” uyarısı, önemle göz önünde bulundurulması gereken bir husustur.
AB’nin Madde 42/7’yi Kıbrıs bağlamında aktive etmesi, Kıbrıs sorununu “AB iç meselesi”ne indirgeyerek garantörlük sistemini devre dışı bırakmayı amaçlamaktadır. Oysa 1960 antlaşmaları, adanın uluslararası statüsünü düzenlerken AB henüz ortada yoktu.
Türk Tezi ve Kalıcı Çözüm Perspektifi
Türkiye’nin Kıbrıs politikası, 1960 antlaşmalarının temel ilkelerine, iki halkın egemen siyasi eşitliğine, garantör hakları ve adanın güvenliğinin tek taraflı müdahalelerle riske atılamayacağı gerçeğine dayanmaktadır. Fransa’nın Güney Kıbrıs’ta muhtemel bir askeri varlığı veya AB savunma mekanizmalarının tek taraflı kullanımı, bu dengeleri bozacak ve 1974’ten beri sürdürülen fiili durumu göz ardı etmiş olacaktır. Daha önceki yazımızda da belirtildiği gibi, İngiliz Egemen Üsleri’nin kapatılması senaryosu dahi adil bir paylaşım (bir üs GKRY’ye, diğeri KKTC’ye) ile ele alınmalıdır. Benzer şekilde, herhangi bir yeni askeri düzenleme de ancak Türkiye’nin garantörlüğü ve KKTC’nin onayıyla mümkündür. Aksi takdirde, adadaki istikrarsızlık derinleşecek ve Doğu Akdeniz’deki sorunlara bir yenisi eklenmiş olacaktır.
Sonuç olarak, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un son açıklamaları ve Fransa’nın adımları, 1960 Kuruluş Antlaşmaları’nın önemini ve vazgeçilmezliğini ortaya koymaktadır. Diplomatik diyalog ve hukuki zemine süratle dönülmesi ve maceralardan uzak durulması içinde bulunduğumuz dönemde çok daha yapıcı bir tutum olacaktır. Türkiye, her zaman olduğu gibi, garantör ülke olmanın bilinciyle Kıbrıs sorunu için adil, eşit ve kalıcı bir çözümün bulunması çabalarını sürdürmeye devam edecektir.
Görsel: Ekathimerini
[1] Helena SMITH, “Macron says EU’s mutual defence clause ‘not just words,’” The Guardian, theguardian.com, 25 Nisan 2026, https://www.theguardian.com/world/2026/apr/25/macron-says-eus-mutual-defence-clause-not-just-words.
[2] Hazel ÇAĞAN ELBİR, “Kıbrıs 1960 Kuruluş Antlaşması Çerçevesinde Kıbrıs’taki Britanya Egemen Üsleri: Güncel Güvenlik Tehditleri ve Üslerin Kapatılma Senaryolarına İlişkin Hukuki-Siyasi Bir Değerlendirme,” AVİM, avim.org.tr, 23 Mart 2026, https://avim.org.tr/tr/Yorum/KIBRIS-1960-KURULUS-ANTLASMASI-CERCEVESINDE-KIBRIS-TAKI-BRITANYA-EGEMEN-USLERI-GUNCEL-GUVENLIK-TEHDITLERI-VE-USLERIN-KAPATILMA-SENARYOLARINA-ILISKIN-HUKUKI-SIYASI-BIR-DEGERLENDIRME.
[3] T.C. Dışişleri Bakanlığı, “İttifak Antlaşması (Zürich,11 Şubat 1959) - Kıbrıs Cumhuriyeti, Yunanistan ve Türkiye Arasında İmzalanan İttifak Antlaşması,” https://www.mfa.gov.tr/ittifak-antlasmasi-_zurich_11-subat-1959_.tr.mfa.
[4] “İttifak Antlaşması (Zürich,11 Şubat 1959) - Kıbrıs Cumhuriyeti, Yunanistan ve Türkiye Arasında İmzalanan İttifak Antlaşması,” https://www.mfa.gov.tr/ittifak-antlasmasi-_zurich_11-subat-1959_.tr.mfa.
© 2009-2025 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır
Henüz Yorum Yapılmamış.
-
KIBRIS 1960 KURULUŞ ANTLAŞMASI ÇERÇEVESİNDE KIBRIS’TAKİ BRİTANYA EGEMEN ÜSLERİ: GÜNCEL GÜVENLİK TEHDİTLERİ VE ÜSLERİN KAPATILMA SENARYOLARINA İLİŞKİN HUKUKİ-SİYASİ BİR DEĞERLENDİRME
Hazel ÇAĞAN ELBİR 23.03.2026 -
AVRUPA DEĞERLERİ YABANCI DÜŞMANLIĞI TARAFTARLARI TARAFINDAN YENİDEN SORGULANIYOR
Hazel ÇAĞAN ELBİR 11.03.2019 -
KİTAP TANITIMI: 1909 ADANA ERMENİ OLAYLARI: 5 ADANALI NE DİYOR? - AHMET ERDOĞDU
Hazel ÇAĞAN ELBİR 09.01.2017 -
TERÖRİZM’DEN ZENOFOBİ’YE
Hazel ÇAĞAN ELBİR 29.11.2015 -
SENATÖR MENENDEZ’İN BELİRLİ ZAMAN ARALIKLARIYLA ÇIKAN YOLSUZLUK SKANDALLARINA YENİLERİ EKLENİR Mİ?
Hazel ÇAĞAN ELBİR 08.01.2024
-
GÜNEY KAFKASYA’DA GEÇTİĞİMİZ HAFTA: 4-10 EYLÜL 2017
Turgut Kerem TUNCEL 11.09.2017 -
KİTAP TAHLİLİ: THE ARARAT ILLUSION – DAVID D. MINIER
Hazel ÇAĞAN ELBİR 14.12.2017 -
DAVOS ZİRVESİNDE DEĞİŞEN ARKTİK GÜNDEMİ
Özge Emine ÖZÇELİK 28.01.2026 -
PAPA KİLİSE’NİN RUANDA SOYKIRIMI’NDAKİ ROLÜ SEBEBİYLE NİHAYET ÖZÜR DİLEDİ
Ali Murat TAŞKENT 24.03.2017 -
BRICS 2023 ZİRVESİ
Gülperi GÜNGÖR 01.09.2023
-
25.01.2016
THE ARMENIAN QUESTION - BASIC KNOWLEDGE AND DOCUMENTATION -
12.06.2024
THE TRUTH WILL OUT -
27.03.2023
RADİKAL ERMENİ UNSURLARCA GERÇEKLEŞTİRİLEN MEZALİMLER VE VANDALİZM -
17.03.2023
PATRIOTISM PERVERTED -
23.02.2023
MEN ARE LIKE THAT -
03.02.2023
BAKÜ-TİFLİS-CEYHAN BORU HATTININ YAŞANAN TARİHİ -
16.12.2022
INTERNATIONAL SCHOLARS ON THE EVENTS OF 1915 -
07.12.2022
FAKE PHOTOS AND THE ARMENIAN PROPAGANDA -
07.12.2022
ERMENİ PROPAGANDASI VE SAHTE RESİMLER -
01.01.2022
A Letter From Japan - Strategically Mum: The Silence of the Armenians -
01.01.2022
Japonya'dan Bir Mektup - Stratejik Suskunluk: Ermenilerin Sessizliği -
03.06.2020
Anastas Mikoyan: Confessions of an Armenian Bolshevik -
08.04.2020
Sovyet Sonrası Ukrayna’da Devlet, Toplum ve Siyaset - Değişen Dinamikler, Dönüşen Kimlikler -
12.06.2018
Ermeni Sorunuyla İlgili İngiliz Belgeleri (1912-1923) - British Documents on Armenian Question (1912-1923) -
02.12.2016
Turkish-Russian Academics: A Historical Study on the Caucasus -
01.07.2016
Gürcistan'daki Müslüman Topluluklar: Azınlık Hakları, Kimlik, Siyaset -
10.03.2016
Armenian Diaspora: Diaspora, State and the Imagination of the Republic of Armenia -
24.01.2016
ERMENİ SORUNU - TEMEL BİLGİ VE BELGELER (2. BASKI)
-
AVİM Konferans Salonu 04.05.2026
“ERMENİ DİASPORASI VE DİASPORANIN ERMENİSTAN İLE ARASINDAKİ İLİŞKİLER” BAŞLIKLI KONFERANS
