AVRUPA BİRLİĞİ’NİN BAĞLANTISALLIK STRATEJİSİ VE TÜRKİYE
Yorum No : 2026 / 69
29.06.2026
4 dk okuma

Avrupa Birliği’nin, son dönemde Güney Kafkasya’da ulaştırma ve bağlantısallık projelerine yönelik girişimlerini hızlandırdığı görülmektedir. Bu kapsamda Avrupa Komisyonu, Avrupa Yatırım Bankası (EIB) ve Ermenistan arasında imzalanan niyet beyanıyla Akhurik–Kayan ve Margara–Kayan kara yolu projelerinin teknik hazırlık süreci başlatılmıştır. Söz konusu projeler, Ermenistan'ın “Barış Kavşağı” girişimi kapsamında sınır kapılarını ülkenin ulaşım ağına entegre etmeyi ve AB’nin “Connectivity Agenda”ile “Global Gateway” stratejileri doğrultusunda bölgesel bağlantısallığı güçlendirmeyi hedeflemektedir.[1] Aynı dönemde Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in 1 Temmuz’da Azerbaycan’a, ardından 2-3 Temmuz tarihlerinde Ermenistan’a gerçekleştirmesi beklenen ziyaret de Brüksel’in Güney Kafkasya’ya verdiği stratejik önemin arttığını ortaya koymaktadır.[2]

Yaşanan gelişmeler, Avrupa Birliği’nin Güney Kafkasya stratejisinde Ermenistan’a giderek daha fazla ağırlık verdiğini göstermektedir. Hem ulaştırma altyapısına yönelik teknik ve mali destek hem de von der Leyen’in Erivan’a gerçekleştireceği üst düzey ziyaret, AB’nin Ermenistan’ı bölgesel bağlantısallık politikalarının önemli bir aktörü olarak konumlandırma çabasına işaret etmektedir. Bu durum, AB’nin Güney Kafkasya’daki jeopolitik yaklaşımında Ermenistan’ın görünürlüğünü artırırken, bölgedeki aktörlerin konumunu da gündeme taşımaktadır.

AB’nin yaklaşımının siyasi boyutu en az ekonomik boyutu kadar dikkat çekicidir. Ursula von der Leyen’in Erivan ziyareti, AB-Ermenistan ilişkilerinin son dönemde kazandığı ivmenin devamı niteliğinde değerlendirilebilir. Özellikle son seçimlerle güven tazeleyen Nikol Paşinyan’ın Batı ile yakınlaşma politikalarının Avrupa tarafından görünür biçimde desteklenmesi, Ermenistan’ın Rusya’nın geleneksel nüfuz alanından uzaklaştırılması stratejisinin bir parçası olarak okunabilir. Avrupa Komisyonu’nun kısa süre önce Rusya’nın ticari baskılarından etkilenen Ermeni şirketlerine mali destek açıklaması da bu siyasi mesajı tamamlayan bir unsur olarak öne çıkmaktadır.

AB’nin son dönemde kullandığı söylem de bu stratejik yönelimi açık biçimde ortaya koymaktadır. Avrupa Komisyonu yetkilileri, Rusya üzerinden geçen kuzey koridorunun ve Süveyş hattının artık güvenilir olmadığını vurgulayarak Avrupa’nın ticaret, enerji ve dijital güvenliği için “güvenilir güzergâhlara” ihtiyaç duyduğunu ifade etmektedir. Bu nedenle Orta Koridor yalnızca ekonomik bir proje değil, aynı zamanda Avrupa’nın jeopolitik risklerini azaltmaya yönelik bir güvenlik projesi olmaktadır.

Bu noktada Türkiye’nin konumu ayrı bir önem taşımaktadır. Orta Koridor’un Avrupa ayağı Türkiye üzerinden ilerlemektedir ve Ankara, coğrafi konumu nedeniyle bu hattın vazgeçilmez aktörlerinden biri olmayı sürdürmektedir.

Bununla birlikte Brüksel’in son dönemde izlediği politika, Türkiye’nin belirleyici olduğu bir bölgesel mimari yerine, Güney Kafkasya’da Ermenistan’ı da daha güçlü biçimde sisteme entegre eden çok aktörlü bir yapı oluşturma arayışına işaret etmektedir. Bu yaklaşım, Avrupa Birliği’nin Orta Asya politikasında da görülmektedir. AB, bölge ülkeleriyle doğrudan ilişkilerini derinleştirirken geleneksel bölgesel güçlere olan bağımlılığı azaltacak alternatif ortaklıklar geliştirmeye çalışmaktadır. Bununla birlikte, coğrafya Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki bağlantıdaki stratejik rolünü korumasını sağlamaktadır.

Sonuç olarak Avrupa Birliği’nin son adımları, Güney Kafkasya’yı Rusya ve İran’a alternatif bir bağlantı kuşağına dönüştürme hedefiyle uyumludur. Ermenistan bu stratejide giderek daha görünür ve desteklenen bir aktör hâline gelirken, Türkiye’nin Orta Koridor’un vazgeçilmez transit ülkesi olması güçlenmektedir. Bu süreçte Ermenistan stratejik ortak olarak öncelenirken, Türkiye’nin bölgesel merkez konumunun sınırlandırılmaya çalışıldığı yönündeki çabalar da gözden kaçmamaktadır. AB’nin bağlantısallık politikası yalnızca ekonomik bir proje değil, aynı zamanda Güney Kafkasya’daki güç dengesini yeniden şekillendirmeye yönelik jeopolitik bir strateji olarak okunmalıdır.

Fotoğraf: KyivPost 

 


[2]Sevinj Osmanqizi,  “Von der Leyen to Visit Azerbaijan and Armenia as EU Pushes the Middle Corridor to Avoid Russia and Iran”, KyivPost, 24 June 2026,  https://www.kyivpost.com/post/78836.


© 2009-2025 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.